Doktorsitesi.com

Başarı İçin

Klinik Psikolog Asım Eren
Klinik Psikolog Asım Eren
27 Mayıs 2011525 görüntülenme
Randevu Al
Başarı İçin

"İMGELEME, GÖZÜNDE CANLANDIRMA"
Biz toplum olarak negatif düşünen bir toplumuz. Hatta olumlu olayları bile olumsuz kavramlarla anlatırız. Şimdi sevdiğimiz bir arkadaşımızı tarif edelim.
-Ayhan nasıl biri?
Ayhan, yalan söylemez, cimri değildir, hırsızlık yapmaz, işten kaçmaz, gece hayatı yoktur, başkasının namusuna yan gözle bakmaz, sigarası, alkolü yoktur vb.
Dikkat edersek arkadaşımızın olumlu özelliklerini hep olumsuz kavramlarla ifade ediyoruz. Örnek; ‘yalan söylemez.' yerine ‘doğru' bir insan diyebilirdik. Şimdi aynı kişiyi olumlu kelimelerle ifade edelim.
-Doğru bir insandır. Cömert, çalışkan, namuslu, aile hayatına önem veren biridir. Sağlıklı yaşamı önemser.
Toplum olarak negatif olduğumuz gibi fert olarak da negatifiz. Günlük hayatta yaptığımız her işte genellikle hep olumsuzlukları düşünürüz. Bir görüşmeye gideceğimiz zaman en olumsuza şartlandırırız kendimizi. Bu negatif düşünce yapımızla giriştiğimiz bir çok işten de başarısız olarak dönüveririz. Kekemeler bunu çok kullanırlar. Yapacağı her konuşma öncesi “ya takılırsam…kekeleyeceğim ve rezil olacağım. Bana gülecekler.” Bu negatif düşüncelere negatif görüntüler eşlik eder.
Bu durumu tersine çevirecek bir teknik var. “Gözünde canlandırma tekniği”
Bu teknik hiç de yeni bir teknik değil. Uzmanlar, sporcuların, hizmet ve eğlence sektöründe çalışanların ve satış elemanlarının yıllardır bu “gözünde canlandırma” tekniğini kullandıklarını söylüyor. Teknik insanlarla iletişim kurmak zorunda olanlar için çok büyük bir avantaj sağlıyor. “Journal of Consulting Psychology” Dergisi'nde bununla ilgili bir çalışma yapılmış. Çalışmanın özeti şöyle. İş arama sürecindeki iki grup insan, standart kariyer danışmanlığı ve mülakat koçluğu ile iş görüşmelerine hazırlanmış. Ancak ikinci gruba ayrıca bu konularla ilgili imgeleme (gözünde canlandırma) tekniği de öğretilmiş. Eğitimden iki ay sonra birinci grubun % 21'inin iş bulabildiği görülmüş. Bu gözünde canlandırma tekniğini kullanan diğer grup üyelerinin ise % 66'sının işe başladığı tespit edilmiş. Gözünde canlandırma tekniğini kullanan grup iş bulma konusunda diğer gruptan 3 kat daha başarılı olmuştur.
Bu tekniğin temelinde beynimizin basit bir özelliği yatıyor. “Beynimiz gerçeklerle hayalleri ayırt edemiyor.”. Bilim adamları bazı nörolojik testler yapmışlar, bir nesneye baktığımız anda gördüğümüz nesne doğrultusunda beynimizin belli bir kısmının aktif hale geçtiğini, o bölgenin kanlandığını tespit etmişler. Daha sonra aynı nesneye bakmadan, sadece bu nesneyi imgelediğimizde de beynin aynı kısmının aktif hale geçtiği, kanlandığı tespit edilmiş.
Bunu örnekle açıklayacak olursak; rengarenk çiçeklerin olduğu bir bahçeyi gerçekte gördüğünüzde de beyninizin aynı kısmı aktif hale geliyor, tamamen farklı alakasız bir yerde olduğunuzda, ama bu rengarenk çiçekli bahçeyi imgelediğinizde de beyninizin aynı kısmı aktif hale geçiyor, kanlanıyor. Beynimizdeki hipofiz bezleri ise imgelediklerinize uyumlu frekanstaki kimyasalları vücudunuza salıyor.
“Kısacası beyniniz aslında gerçek ile imgelemeyi ayırt edemiyor.”Aslında bu tek cümlelik özellik hayatınızı büyük oranda değiştirmeye yetebilir. Bir başka örnekle daha açıklayalım bu beyin özelliğini: Televizyonda Ferdi Tayfur ile Necla Nazır'ın bir aşk filmini seyrediyorsunuz. Ferdi kahyanın oğlu, Necla ağanın kızı… Birbirlerini çılgınlar gibi seviyorlar. Ama ağa kızını Ferdi'ye vermez. Ferdi şehre gider sanatçı olur vb… Bunun film olduğunu biliyorsunuz. Çeviren sanatçıları tanıyorsunuz. Günümüzde Ferdi ile Necla birlikte yaşıyorlar… Bir kızları var. Peki neden etkilenip ağlıyorsunuz? Ya da bir korku filmi…Senaryosunu biliyorsunuz. Filmde rol alan sanatçıları tanıyorsunuz. Hepsinden önemlisi film olduğunu biliyorsunuz ama neden seyredince korkuyorsunuz? İşte burada beynimizin bu özelliği devreye giriyor. Beyin onu film olarak algılamıyor. Gerçekmiş gibi algılıyor. Duygusal filmde ağlarken korku filminde korkuyoruz. İmgeleme ya da gözünde canlandırma bu açıdan önemli. Biz gözümüzde canlandırdığımızda beyin sanki o olayı gerçekten yaşamışız gibi algılıyor. Bize düşen beynimizin bu özelliğinden faydalanmak…İmgeleme hayalden şu açıdan farklı: Hayalde belli bir amaç yoktur. Rast gele aklınıza gelen hoşunuza giden şeyleri düşünürsünüz. İmgeleme ise bir amaç doğrultusunda, sadece olmasını istediğiniz güzel sonuçları gözünüzde canlandırmak için zihni programlama… Yani planlı programlı düş kurma.
İşte başarılı bir mülakata, görüşmeye, sunuma hazırlanırken takip edilecek adımlar:
1. Önce gevşeme. Sessiz bir odada rahatça uzanın veya rahat bir koltuğa oturup bacaklarınızı uzatın. Gözlerinizi kapatın ve aldığınız her nefesi baştan aşağı tüm bedeninizi rahatlatmak için kullanın. Önce bütün vücudunuzu gevşetmeye çalışın, bunu 7 kere diyaframdan derin nefes alıp 3'e kadar sayıp sonra bırakarak yapmayı deneyebilirsiniz ya da nefes sayısıyla uğraşmak istemiyorsanız, bütün kaslarınızı tek tek acıyana kadar kasıp, sonra bırakın, gevşeme oluşsun.
2. İyice rahatladınız. Kendinizi mülakata ya da toplantıya gideceğiniz günün sabahında hazırlık yaparken hayal edin. Kendinizi toplantı salonuna girerken gözünüzde canlandırdığınızda, salonun renklerini, ışığını, gölgeleri ve odadaki eşyaları da hissedin,canlandırın. Gereksiz gibi görünen bu detaylar bu canlandırmanın ne kadar gerçeğe dönüşebileceğinin kanıtıdır. Zihninizde, toplantıda sizi dinleyecek insanların bakışını, kılık kıyafetini, duruşlarını iyice canlandırın. Konuşma yapacağınız anda ne kadar sakin ve özgüvenli olduğunuza dikkat edin.
3. Karşınızdaki kişi ya da kişilere içtenlikle gülümsediğinizi ve onların da size aynı samimi bir gülüşle karşılık verdiğini hayal edin. Size sorular sorulmaya başladığında kolayca ve hiç gerilmeden cevap verdiğinizi düşünün. Kendinize güveniyorsunuz ve rahatsınız. Hakim bir konumdasınız ve herkes hayranlıkla sizi dinliyor. Konuyu harika bir şekilde anlatıyorsunuz. Vurgulu, sakin bir konuşma tarzınız var. Ağzınızdan çıkan her kelime sayılabiliyor. Beden dilini harika kullanıyorsunuz. Konuşmanız bitiyor ve herkes sizi alkışlayıp tebrik ediyor.
Bu imgelemeyi yapacağınız her konuşmaya, gideceğiniz her ortama göre ayarlayabilirsiniz. Değiştirmekte özgürsünüz. Eğer dolmuşta “inecek var.” demekte zorlanıyorsanız bunu dolmuş ortamına uyarlarsınız. Ne kadar imgeleme çalışması yapmalısınız? Bu kişiye göre değişir. Siz istediğiniz kadar yapabilirsiniz. 3-5-10 defa imgeleme çalışması yapabilirsiniz.

 

Etiketler

HipofizGevşemeKavramBeden diliİmgelemeGözünde canlandırma

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Asım Eren

Klinik Psikolog Asım Eren

Uzm. Psk. Asım EREN, 1970 yılında İzmit'te doğmuştur. Lise öğrenimini Ankara Atatürk Lisesi'nde bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümünde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. Yüksek Lisansını ise İstanbul Maltepe Üniversitesi'nde yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.