Doktorsitesi.com

Astın / Sinüzit İlişkisinde Alerji Dışı Nedenler

Prof. Dr. Yonca Tabak
Prof. Dr. Yonca Tabak
6 Mart 2011924 görüntülenme
Randevu Al
Astın / Sinüzit İlişkisinde Alerji Dışı Nedenler

 Sinüzitin en sık rastlanan sebebi alerjik nezledir. Alerjik nezlede ödemli olan burun mukozası sinüslerin boşaldığı delikleri de tıkar ve sinüs boşluğunda biriken sümük iltihaplanır ve sinüzit oluşur. Gerek sinüzitin tetiklemesi ile gerekse altta yatan alerjinin bronş dokusunu alevlendirmesi ile hassas hava yolu (reaktif hava yolu) ve astım gelişir.

 

Ancak alerji dışında da burnu tıkayan diğer durumlar da sinüzite ve bunun sonucu olarak astıma neden olabilir. Bu açıdan mekanik tıkanıklıkların araştırılması gerekir. En sık rastlanan mekanik burun tıkanıklığı nedeni  septal deviasyon diye adlandırılan burun kemiği eğrilikleridir. Burun kemiğinde eğrilik genetik olabileceği gibi, genetik olmadan da burun üzerine düşme şeklinde travma alınması sonucu gelişebilir. Septal deviasyonda gelişen burun içindeki hava yollarında düzensizlik ve hava akışının bozulması, sinüzite zemin hazırlamaktadır. Çocuklarda burun kemiği eğriliklerine 18 yaşından önce müdahale edilememektedir. Sık sık karbonatlı tuzlu su solüsyonları ile burnu yıkamak ve burnu açık tutmak sinüzit ataklarını azaltacaktır.

 

Sinüzite zemin hazırlayan bir diğer mekanik faktör de geniz eti büyümesidir. Sık enfeksiyonlarla mücadele sonucu büyüyen geniz eti (adenoid) bir süre sonra burun arkasında kronik bir tıkanıklık ve iltihap odağı oluşturmaya başlar. Bu safhadan sonra eğer ilaç tedavisiyle küçülmüyorsa ve orta kulakta sıvı birikimi (seröz otit) ve duyma kaybı gibi sonuçlara neden oluyorsa ameliyatla bu dokunun burundan uzaklaştırılması gerekir.

 

Bağışıklık sistemindeki zayıflıklar da mikropla mücadelede vücudun yetersiz kalmasına sık sinüzit olunmasına neden olur.  IgA ve IgG değerindeki düşüklükler bu yönde en sık rastlanan bağışıklık yetersizlikleridir.  IgA eksikliğinin alerjiyle en sık birlikte görülen bağışıklık yetersizliği olduğu bilinmektedir. Bu yüzden tekrarlayan sinüzit ve reaktif hava yolu /astım tablolarında alerji tespit edilmiş olsa bile IgA düzeyine bakılmalıdır. IgA eksikliğinin özgün bir tedavisi yoktur. Bağışıklık sistemini güçlendirecek besin ve aşılarla sinüzite karşı önlem alınması mümkündür.

 

Çok sık görülmemekle birlikte kronik sinüzit ve astım birlikteliğinde” Kistik Fibrozis” diye adlandırılan bir hastalığı göz ardı etmemek gerekir. Özellikle büyüme geriliği ve kronik ishal tablosunun hastalığa eşlik ettiği hallerde araştırılmalıdır. Ancak büyüme geriliği ve kronik ishal olmadan da “Kistik Fibrozis” olabileceği de bilinmelidir. Başka bir nedenin bulunamadığı kronik sinüzit ve polip varlığında Kistik Fibrozis” in araştırıldığı Ter Testi istenmesinde fayda vardır.

 

 

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Yonca Tabak

Prof. Dr. Yonca Tabak

Prof. Dr Yonca Tabak, 1984 yılında Üsküdar Amerikan Kız Koleji’nden, 1990 yılında İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. 1996 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, 1998 yılında Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı, 2002 yılında doçent, 2008 yılında profesör oldu. 2008-2010 yılları arasında Demiroğlu Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı'nda Profesörlük ve Anabilimdalı Başkanlığı yaptı. Bilimsel çalışmaları ile eş zamanlı, 2000-2020 yılları arasında özel kliniğinde çocuk alerji hastalarını tedavi eden Prof. Dr. Yonca Tabak, sosyal sorumluluk çalışmalarına kişisel web sitesi üzerinden başladı, Hürriyet Aile’de köşe yazarlığı ve kitap yazarlığı ile devam etti. 2014 yılında ilk kez kaleme aldığı Çocuklar ve Alerji kitabı, tıptaki gelişmeler ışığında 2018 ve 2023 yıllarında iki kez güncellendi, genişletildi. Akademik çalışmalarını 2024 yılından bu yana Demiroğlu Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak devam ettiren Prof. Dr. Yonca Tabak, çocuk alerji hastalarını İstanbul Grup Florence Nightingale Hastaneleri'nde kabul etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.