Anoreksiya nevroza (yeme bozukluğu)

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Anoreksiya Nevroza: Tanımı ve Temel Özellikleri
Anoreksiya nevroza, vücut yapısında ağır bir bozuklukla karakterize olan, bireyin zayıf kalmak adına adeta ölesiye aç kalmayı bir yaşam biçimi haline getirdiği ciddi bir yeme bozukluğudur. Bu rahatsızlığa sahip kişilerin düşünce süreçleri sürekli olarak yemek ve kilo kontrolü ile ilişkilidir. Toplum içinde yemek yeme konusunda çekingen davranan bu bireyler, yememeye yönelik çabalarını genellikle gizli tutarlar.
Gün içerisinde tekrarlayan tartıya çıkma davranışları en belirgin özellikler arasındadır. Alınan birkaç gram dahi kişi için büyük bir endişe kaynağıdır ve hemen kilo verme çabasına girilmesine neden olur. Başlangıçta ilgi çekme ve beğenilme arzusu belirgin olsa da, zamanla besin alımı tehlikeli düzeyde sınırlandırılır.
Anoreksiya Nevroza Belirtileri ve Davranış Biçimleri
Anoreksiya hastaları, yaşamlarını kendi hazırladıkları katı yiyecek listelerine göre düzenlerler. Bu listelerin dışına çıkmamak için yoğun çaba harcar ve kendilerine söz verirler. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte şu belirtiler gözlemlenir:
- Kilo Alımı Korkusu: Sağlık için tehlikeli boyutta zayıf olunsa dahi kişi kendini kilolu hissetmeye devam eder.
- Psikolojik Durum: Kendine güvensizlik, sürekli öz eleştiri, kendini beğenmeme ve mutsuzluk hakimdir.
- Yemekle İlgili Takıntılar: Yemek tarifleri toplama ve başkalarına görkemli sofralar hazırlama gibi davranışlar, aslında yoğun yeme düşüncesinin bir dışavurumudur.
- Yeme Atakları ve Kusma: Bazı durumlarda kontrol kaybedilerek gece gizlice tıkanırcasına yemek yenir; bu durumu genellikle tekrarlayan kusma veya ilaç (laksatif/diüretik) kullanımı izler.
Risk Faktörleri ve Toplumsal Etkenler
Güzelliğin zayıflıkla eşdeğer tutulduğu toplumlarda; balerinlik, modellik ve hosteslik gibi meslek gruplarında bu rahatsızlığa daha sık rastlanır. Anoreksiya oluşumunda etkili olan diğer risk faktörleri şunlardır:
| Risk Faktörü Kategorisi | Açıklama |
|---|---|
| Aile Öyküsü | Annede diyet yapma öyküsünün bulunması kız çocuklarında riski artırır. |
| Geçmiş Sağlık Durumu | Öncesinde aşırı şişmanlık öyküsü veya çocukluk çağı diyabeti varlığı. |
| Psikolojik Travmalar | Geçmişte yaşanan fiziksel veya cinsel tacizler. |
| Gelişimsel Süreç | Erken evrelerde bağımsızlığını kazanamayan ve özgüveni yetersiz gençler. |
Eşlik Eden Psikiyatrik Bozukluklar ve Fiziksel Etkiler
Anoreksiya nevroza nadiren tek başına görülür; genellikle obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), depresyon, anksiyete ve cinsel sorunlar tabloya eşlik eder. Mükemmeliyetçi kişilik yapısı bu bireylerde oldukça yaygındır.
Vücutta Meydana Gelen Fiziksel Değişimler:
- Su-tuz dengesinin bozulması ve kansızlık (anemi).
- Kolesterol, üre ve karaciğer enzimlerinde yükselme.
- Tiroid hormonlarında ve üreme hormonlarında (östrojen/testosteron) düşüş.
- Kalp atışında yavaşlama ve ritim düzensizlikleri.
DSM-IV Tanı Ölçütleri ve Tipleri
DSM-IV standartlarına göre anoreksiya nevroza iki tipte incelenir: Kısıtlı tip ve daha sık görülen tıkanırcasına yemek yiyen/boşaltan tip. Tanı konulabilmesi için şu kriterler aranır:
- Yaş ve boya göre normal kabul edilen asgari kiloyu reddetmek.
- Beklenenden düşük kiloda olmasına rağmen kilo almaktan aşırı korkmak.
- Vücut şeklini algılamada bozukluk ve düşük kilonun önemini fark edememek.
- Kadınlarda birbirini izlemesi gereken en az 3 adet döneminin (menstrüasyon) gerçekleşmemesi.
Tedavi Yöntemleri
Anoreksiya nevroza tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım benimsenir. Hastalığın erken yaşta ortaya çıkması ve kişinin durumu kabul etmesi tedavi başarısını artırır. Uygulanan temel yöntemler şunlardır:
- Bilişsel-Davranışçı Terapi (BDT): Yeme ile ilgili hatalı düşünce tarzının değiştirilmesi hedeflenir.
- Aile ve Grup Terapileri: Sosyal destek mekanizmaları güçlendirilir.
- Özgüven Çalışmaları: Kişinin duygularını ifade etmesi sağlanarak kendine güveni inşa edilir.


